hakkımızda


Bir grup “İdealist Genç.”

İnsanın yaşam dönemlerinin her biri kendine özgü koşullara sahip olsa da, gençliğin bunlar içinde en özeli ve en güzeli olduğunu ifade etmek mümkündür. Byron’un “Ey güzel gençlik! Kim sana yeniden dönmek istemez” özdeyişi bunu kısa ve güzel bir şekilde vurgulamaktadır. Gençliği sadece bir yaşam dönemi olarak algılamak, kuşkusuz ki, eksik bir değerlendirme olacaktır. Kişiliğin oluşması sürecini kapsaması, hayallerin en çoğunun ve en güzellerinin kurulabilmesi ve belki de hepsinden önemlisi aşkların en fırtınalısının yaşandığı delikanlılık dönemi olarak gençlik özeldir gerçekten. Bir de, o çağdayken önemi/güzelliği/özelliği fark edilebilse…Ortalama öğrenim süresinin 3.8 yıl olduğu, bir başka deyişle genel olarak ilkokul dördüncü sınıftan terk bir toplumda üniversite öğrencisi olmak, yani yaklaşık 16 yıl öğrenim görme şansını elde etmiş olmak, herhalde, ayrıcalıklı bir gruba dahil olmaktır. Buna bir de üniversite çağında okullaşma oranının yüzde 10’lar düzeyinde bulunduğu eklenirse bu ayrıcalığın ve şansın büyüklüğü daha da netleşecektir. Ayrıca, hayatımızda hep yeri olacak, hatta yaşam boyu birlikteliğe dönüşebilecek arkadaşlıklar, paylaşımlar, isyanlar, sınav heyecanları, kopya teşkilatları, belalı hocalar, hep geç kalan harçlıklar, yurtlarda kuyruklar, gökten düşen krediler. Bir de, bunlar yaşanırken farkında olunabilse… Evet sevgili genç arkadaşlar; hayatınızın en güzel çağındasınız, farkında mısınız? Farkında olun lütfen. Her saniyesini dolu dolu yaşayın, paylaşın ve değerlendirin. Okuyun, sorun, öğrenin, tartışın ve kendinizi hayatı yaşamaya hazırlayın. Çünkü, hayatınızda yaşama yaptığınız en büyük yatırım dönemidir bu. Üstelik daima artan getiri sağlayan bir dönem.Bu arada şu soruların cevaplarını da bulmaya çalışalım. Ben kimim? Neden varım? Hayatın anlamı nedir? Yaşamın son anına geldiğimde ve dönüp geriye baktığımda neler yapmış olmayı isterim? Ve geride ne bırakmış olmayı isterim?Bu sorulara iyi cevaplar verebilmek için bazı önkoşulların sağlanması gerekmektedir. Bu önkoşullardan ilki kendini tanımak, yani uzun ve zorlu iç yolculuğunu olabildiğince objektif bir bakış ile tamamlamaktır. İkincisi her fırsatta okumak, öğrenmek ve bilgi birikimini belirli bir düzeye getirmektir. (Bunun sadece derslere girmekle ve dersi geçmekle mümkün olabileceğini düşünüyorsanız, çok büyük bir yanılgı içindesiniz demektir). Üçüncüsü, iyi bir gözlemci olmak, olayları, insanları, varlıkları, kısacası etrafımızda, ülkemizde, dünyada olup bitenleri fark etmek, değerlendirmektir. Dördüncüsü nedenselliğe dayalı bir açıklama mantığına sahip olabilmektir. Sonuncusu ise yaşamda her zaman ve her boyutta kullanmamız gereken ve bu nedenle de içselleştirilmesi gereken analitik bakış açısıdır… Bunlar yapılabildiğinde hayatınızı gerçekten yaşamaya, bir şeyler başarmaya ve elde etmeye hazırsınız demektir. Çünkü, artık ne istediğinizi ve bunlara nasıl ulaşabileceğinizi biliyorsunuzdur ve yolunuz açıktır. Kendiniz için başlangıçta her şey tamamdır.

Genç olmak, idealist olmak demektir be genç arkadaşım. Kendin kadar başkaları için de hayal kurmaktır, istemektir, çalışmaktır.

NOT: İdealist, düşündüğünde kan durur, kalp çarpmaz, yürek yerinden fırlayacak gibi olur.

Gerektir ki bu yolda kararlı olmak, bu yolda ölmek.

Ölmek kelimesinin de cepheden sonra en şeref duyduğu yer burasıdır.

Son söz: Uğrunda ölecek bir şeyi olmayanın uğrunda yaşayacağı bir şey de yoktur.

Eklenen Son Yazılar
Yapılan Son Yorumlar
Bağlantılar