Kişisel gelişim ihtiyacı ve de niyeti olanlar için artık imkânlar müthiş! Değerli pek çok kitap, internet yayınları, ses kayıtları, videokasetleri, sertifika programları, özel hocalar, dersler, danışmanlar, koçlar var. Uygulanabilirse, alışkanlık haline getirilip, tutum değişikliğine dönüştürülebilir ve yaşam pratiğine aktarılabilirse çok faydalı, neredeyse hayat kurtaran araçlar, yardımcılar…
Gelişmek isteyene neredeyse yok, yok! Olanaklar geniş…
Tamam var! Ama bir de ‘’erteleme’’ diye bir illet var! Onu ne yapacağız?
Bilmekle olmuyor ki! Asıl mesele başlamakta ve sürdürmekte!!!
‘Erteleme’, ‘geciktirme’ her zaman insanların önemli sıkıntılarının başında gelir.
Özellikle de gençlerin…
Peki ‘erteleme’ illetini nasıl aşacağız?
İşte 1-2 öneri:
Yapacağınız, yapmanız gereken her neyse, en sonunda o yaptığınız şeyden sizi mutlu edecek bir sonuç almalısınız. İster okul, ister iş, ister aile, ister sosyal yaşamınızla ilgili olsun. En sonunda mutlaka mutluluk verecek bir sonuç beklentiniz olmalı. O mutlu sonucun fotoğrafını zihninizde görebilmelisiniz. Göremiyorsanız, ertelersiniz! Ancak görürseniz, popüler deyişle; ‘gaza gelirsiniz’ , başlarsınız ve devam da edersiniz. Başkalarının demesi, başkaları istedi diye yapmaya çalışmak, ezbere söylemlerle bir şeylere niyet etmek, ertelemenin baş müsebbibidir… Ertelemeyi kovan fotoğraf sizin olmalı ve mutluluk pozu içermelidir! Dikkaaattt!!! Çekiyorsunuz; gülümseyin.
Kendinizle toplantı yapın. Kendinize sorun bakalım, neden ve neye başlamak istiyor?
Başlarsa ne olur, başlamazsa ne olur? Eğer sizi tatmin eden yanıtlar alamıyorsanız, kendinizin size gözleri parlayarak yanıtlar verdiğini göremiyor, hissedemiyorsanız, bırakın dağınık kalsın. Yok, eğer kendinizden heyecanlı, orijinal cevaplar, öneriler alıyorsanız, yetinmeyin! Aksiyon planını da koparın ve mutlaka kendinizle bir sonraki toplantınızın zamanını belirleyin, ajandanıza, telefonunuzun takvimine işleyin! Ve kendinizle yapacağınız o toplantıya mutlaka katılın, katılmanızı sağlayın!
Çok istiyor, çok mutlu olacağınızı da görüyorsunuz ama yine bir türlü başlayamıyorsunuz. Bu pek olmaz ama yine bir de şunu kontrol edin; kocaman lokmalar yutmaya çalışıyor ve boğulmaktan korktuğunuz için başlayamıyor olabilir misiniz acaba? Ufak ufak ısırın o zaman. Minik parçalara bölün. Yutabileceğiniz kadar ufaltın. Her gün biraz yapın. Her gün biraz, her gün biraz daha… Bu inanılmaz bir yöntemdir! Korkmadan, başlarsınız ve nasıl ilerlediğine siz bile inanamazsınız. Basitleştirin, bazen kendi işimizi kendimiz zorlaştırır, sonra da kilitlenir kalırız. Sadeleştirin, en kolay, yalın hale getirin.
Erteleme illetinden kurtulmanın en garantili yöntemi, gerçekten size yararı olacak ve bundan çok mutluluk duyacağınız şeylere başlamaya niyet etmektir!
Eğer erteliyorsanız, alacağınız sonucu yeteri kadar istemiyorsunuz demektir. O zaman da erteliyorum diye üzülmeyin, aslında zaten çok önemsemiyorsunuz demektir!
Kaynak :
Ufuk Tarhan
www.insankaynaklari.com
« ‘Koltuğu bırakmayı bilmek lazım’ |
‘Vücut dili bana çok şey ifade ediyor’ »
Yorumlar
Bu Yazı Hakkında
İdealistGenc üzerinde şu anda okumakta olduğunuz 'Erteleme illetinden nasıl kurtulurum?' isimli yazı 31 May 2008 tarihinde, saat: 02:47 'de idealistGenc tarafından gönderilmiş ve toplam 201 defa okunmuştur.
Benzer yazıları Makaleler kategorilerinden okuyabilirsiniz. Yazar ile irtibat kurmak için email gönderebilirsiniz. Yazıya yorum yapabilir ya da yapılan yorumları RSS 2.0 ile takibe alabilirsiniz.
Eklenen Son Yazılar
Yapılan Son Yorumlar
- esra bilge: Bu sergiyi açıkçası dört göazle...
- idealistGenc: Bu kondaki kitap değil ki, hem hangi...
- vildan demircioğlu: meraba ben sizin yazınıza yorum...
- canan: yaaaaaaaaaaaaaaaaa bu ne yaaaaaaa hiç bir şey...
- pınar: hani resim nerde kandırıkçılar.hhhhhhhhhhhh
Bağlantılar